İpi bırakmak
döndürüp döndürüp aynı şeyleri gösterir bize hayat, aynı şeyleri sorar da, bu hayat şuan da bu ruh ve beden ile bana aitse; ipi sıkıcı tutmak da gevşetip bırakmak da benim elimde değil midir? her zaman tutmanın getirdiği sancıyı bir masal terapistinden dinlediğimde etkilenip ağlamıştım. (masallarda sadece çocuklara anlatılmaz, önünüze gelen her reklam da bir masal stratejisi ile yönetilir) rastgele önüme gelen masal terapisi ve hikaye anlatıcılığı reklamı da buna bir başlangıç yapmama vesile oldu. ee ne diyorduk ruh, beden, tutmak, bırakmak falan filan. şimdide bu ay ki konusu ''özgürlük'' olan bir psikoterapi dergisinde şu satırları okuyorum: ''Ötekinin bizim ihtiyacımıza her zaman denk düşmeyeceği, beklentilerimize karşılık veremeyeceği, bizden farklı da konumlanabileceği ile barışmak özgür yaşayabilmek için önemli.'' burayı yine tutmak bırakmakla ilgisi olduğu için ele aldım. farklılıklarla birleşmek, onları elimizde veya kafamızda bir yumak gibi tutm...