Ne için?

Tekrarlar, yanılsamalar, varsayımlar, başarılar, yenilgiler...

Neye rağmen-ne için, yaşıyoruz? (ikisi çok ayrı dünyalar)

Silik olmak mı dipçik gibi olmak mı?

Düşünceni o an söylemek mi içinde gereksiz travma yaratmak mı?

Anlık zevki ertelemek mi yarına garanti var mı?

Oyunu izlemek mi kuralsız oynamak mı?

Taşlar yerine oturunca her şey düzelir mi bir şeyler hep aynı mı kalır?

Samimiyetsiz gülüşe karşılık vermek mi anlam ifade etmiyorsa donuk kalmak mı?

Bir şeyleri yapmak için mi yapmalı cidden hissettiğin için mi yapmalı?

Acı geçince insan kendine aynı kalır mı?

Beynimde bu soruların gezinmesi mi yoksa boş gezinen bir beyin mi faydalı?

                                                                                                                    SS

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

içimizden sessizce düşündüklerimizi dışımızdan seslice ‘kendimize’ söylemek

varolmanın dayanılmaz hafifliği adına

Uzun Zaman Sonra İstanbul